AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ATATÜRK'ÜN İLKELERİ VE CUMHURİYETİMİZE KATKILARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Kayıt tarihi : 18/04/08
Yaş : 25
Nerden : İsTanBuL

MesajKonu: ATATÜRK'ÜN İLKELERİ VE CUMHURİYETİMİZE KATKILARI   Perş. Nis. 24, 2008 12:38 pm

ATATÜRK’ÜN İLKELERİ VE CUMHURİYETİMİZE KATKILARI

******çü Düşünce Sisteminin esaslarını oluşturan; Cumhuriyetçilik,
Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Lâiklik ve İnkılâpçılık aynı
zamanda hem Yeni Türk Devleti’nin temellerinin atılmaya başladığı Millî
Mücadele’nin, dolayısıyla da Devletimizin kuruluşunun, hem de Türk
Milletini muasır medeniyet seviyesine çıkarmak için yapılmış olan
****** İnkılâplarının esaslarını oluşturmaktadır.

Yani, ****** İlkeleri, hem Millî Mücadele’nin başlatılıp
sonuçlandırılarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasında, hem de
Türk milletini son asırlarda geri bırakmış olan müesseseleri yıkarak
yerlerine, milletin en yüksek medenî icaplara göre ilerlemesini temin
edecek, yeni müesseselerin kurulmasında önemli rol oynamışlardır.

****** tarafından bu ilkeler üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti
Devleti ; “Türk Milletinin maddi ve manevi huzuruna her şeyden fazla
önem vermektedir”. Millî varlığın temelini millî şuurda ve millî
birlikte gören Türk Devleti “Millî İdeal sonuçlarının halkın güvenle
çalışmasında, ilerleme hevesinde, Millî Birlik ve Millî İrade şeklinde”
daha belirgin hale geleceğine inanmaktadır.

Şimdi kısaca; ****** İlkelerinin Millî Mücadele’nin kazanılmasında,
millî devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasında,
gelişmesinde ve millî birlik ve beraberliğimizin teminindeki rolü
üzerinde duralım :

Gazi Mustafa Kemal Paşa, daha Millî Mücadele’ye başladığı ilk günlerden
itibaren daima millî irade, millî hakimiyet, birlik ve beraberlik
üzerinde ısrarla durmuştur. Ve bu durum O’nun başarısının sebeblerinden
biri olmuştur.

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanmasından
hemen sonra Türk vatanı, daha önceleri yapılmış olan projeler ve
paylaşma plânları çerçevesinde işgal edilmeye başlanmıştır. Bu durum
karşısında aydınlarımız yetişme tarzlarına ve Türk Milletini tanıma
derecelerine göre birtakım kurtuluş çareleri ortaya atmışlardır.
İngiltere’nin güdümündekilerin, bu devletin himayesini, İngiliz
emperyalizminekendi imkânlarımızla karşı koyamayacağımız endişesine
kapılanların da Amerikan mandasını istedikleri bu günlerde bir kısım
aydınımız da mahallî tedbirlerle bu vahim durumdan kurtulabileceğimizi
düşünmeye başlamışlardır. Türk Milletini çok iyi tanıyan Mustafa Kemal
******, bu görüşlerin hepsini değerlendirir ve hiçbirinde isabet
görmez, kendi kararını verir :Efendiler, bu durum karşısında bir tek
karar vardı. O da millî hâkimiyete dayanan kayıtsız şartsız, bağımsız
yeni bir Türk devleti kurmak.
İşte, daha İstanbul’dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun’da Anadolu
topraklarına ayak basar basmaz uygulanmasına başladığımız karar, bu
karar olmuştur.

Amasya Tamimi ile başlayan, Sivas Kongresi ile tamamlanan millî
teşkilâtı kurma, mahallî cemiyetleri millî hale getirme, onları bir
teşkilât çatısı altında toplama gayretleri sonunda millet
teşkilâtlandırılmış, Misâk-ı Millî ana hatları ile ortaya çıkmıştır.
Bütün bu faaliyetlerde temel ilke, temel düşünce millî irade, millî
hakimiyet esasıdır. Nihayet, 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nin açılması ve ülkenin mukadderatına Türk Milleti adına
el koyması Türkiye’de cumhuriyet rejiminin kurulması ve demokrasiye
geçilmesi açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Bu gelişmeler
sonucunda 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilân edilmiştir.

Devletimizin kurucusu Mustafa Kemal ******’ün fazilet olarak
nitelendirdiği Cumhuriyetin kuruluşu Türk Tarihinde önemli bir dönüm
noktasıdır. Türk Milletinin tabiat ve âdetlerine en uygun siyasî rejim
olan Cumhuriyet , insanımızı devletinin, hükümetinin sahibi yapmıştır.
******’ün ifadesiyle ; Bugünkü hükûmetimiz, devlet örgütümüz doğrudan
doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet örgütü
ve hükûmettir ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükûmet ile millet
arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükûmet millettir ve millet
hükûmettir. Artık hükûmet ve hükûmet mensupları kendilerinin milletten
ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.

******, bir başka konuşmasında Yeni Devletimizi birlik ve beraber
olarak kurduğumuzu şöyle belirtir ; Az zamanda çok ve büyük işler
yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk
kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir. Bundaki başarıyı Türk milletinin
ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak kararlı bir şekilde
yürümesine borçluyuz.

Millî Mücadele’nin başlatılması, gerçekleştirilmesi ve Türkiye
Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasında önemli rol oynayan bir diğer ilke
de Milliyetçiliktir.

Millî Mücadele’nin muzaffer komutanı ve Devletimizin kurucusu Gazi
Mustafa Kemal ******, aynı zamanda milletinin hasletlerini,
özlemlerini, ideallerini çok iyi bilen bir mütefekkirimizdir. ******,
milletimizi sadece savaş meydanlarında tanımamıştır. Bunun yanında,
Türk tarihini, kültürünü incelemiştir. Millî şuurdan uzak toplumların
ne sosyal, ne de iktisadî sahada başarılı olamayacakları malumdur.
Bunun içindir ki ******, ilk günden itibaren millî şuuru uyandırmak ve
canlı tutmak için gayret göstermiştir. Bir araştırmacımızın ifadesiyle;
Millî Mücadele Türk Milletinin millî benliğinin şuuruna varıp bu yolda
harekete geçmesi demektir.
Şimdi ******’ün ilkelerine bakalım.


ATATÜRK’ÜN İLKELERİ

******'ün dünya görüşünü oluşturan temel inançlarına ****** ilkeleri
denir. ****** ilkeleri bir bütündür. Başlıcaları şunlardır :
Cumhuriyetçilik :
Cumhuriyet, halkın halk tarafından yönetilmesidir. Cumhuriyet
yönetiminde egemenlik ulusundur. Ulus egemenlik hakkını ve yetkisini
temsilcileri aracılığıyla kullanır. Halkın temsilcileri Büyük Millet
Meclisi'ni oluşturur. Ülkeyi bu meclis yönetir. Yönetimi bu meclis
denetler. ******, belirli kişi, topluluk ve ailenin ülke yönetiminde
söz sahibi olmasını doğru bulmazdı. Bu amaçla saltanat yönetimini
kaldırarak 29 Ekim 1923'te Cumhuriyeti ilan etti.
Halkçılık :
Cumhuriyet yönetimi halkçılık ilkesinin benimsenmesi ile yerleşir.
Halkçılık, halkın genel mutluluğunu düşünmektir. Halkçılık ilkesi
halkımızın sosyal, kültürel, ekonomik yönden gelişip güçlenmesini
amaçlar.
Laiklik :
Cumhuriyetten önce ülkemiz din kurallarına göre yönetilirdi. Devleti
ilgilendiren önemli konularda din adamlarının onayı gerekirdi. Din
adamları Müslüman olmayan bilim adamlarının buluşlarını, yeniliklerini
benimsemezlerdi. Bunlara karşı çıkarlardı. Bu nedenle Osmanlı
imparatorluğu önceleri durakladı. Sonra geri kaldı. Dinin devlet
işlerine karıştırılması yurdumuza yeniliklerin girmesini geciktirdi.
****** din ve devlet işlerini birbirinden ayırdı. İnsanların dini
inançlarında, ibadetlerinde serbest olduğunu belirtti. Din ve devlet
işlerinin birbirinden ayrılmasına Laiklik denir.
Devletçilik :
Bu ilke ekonomik kalkınmada devlete büyük görevler yükler. ******
sosyal, kültürel, ekonomik alanda kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi
için devletin büyük masraflar isteyen konularda öncülük etmesini
isterdi. Bu amaçla yurdun birçok yerinde hava alanları kuruldu. Devlet
eliyle Bursa'da Merinos, Nazilli'de Bez fabrikası, Uşak'ta Şeker
fabrikası açıldı. Demir - Çelik sanayiinin geliştirilmesi amacı ile
Karabük Demir - Çelik fabrikası, madenlerimizin işletilmesi için
Etibank kuruldu. Devlet eliyle limanlar yapıldı. Türk Hava Yolları
kuruldu. Yurdumuzdaki demiryolları devlete mal edilerek genişletilmeye,
işletilmeye başlandı.
Milliyetçilik :
Ulusal Kurtuluş Savaşımızın çıkış noktasını oluşturur. ******'ün bu
ilkesi dünyada ezilen ulusların kurtuluşuna ışık tutmuştur. ******'ün
milliyetçiliği kültür ve düşünce birliği temeline dayanır. Ulus
bireylerinin tasada ve kıvançta bir ve beraber olmalarını ön görür.
****** yurt ve dünyada barış ülküsüne bağlı bir önderdi.
İnkılapçılık :
İnkılap ; ileriye, güzele, iyiye doğru yapılan köklü değişikliklerdir.
Bu amaçla ****** bir dizi değişiklikler yapmıştır. Değişen, ilerleyen
dünyamızın gerisinde kalmamak için ilerlemek zorundayız. Sonsuza doğru
durmadan ilerleyeceğiz. ****** inkılaplarının bekçisi, ilkelerinin
savunucusu bizleriz. ****** ilkelerini korumak ve kollamak ulusal bir
görevdir.

****** ilkelerinin amacı Türk insaninin atılgan, yaratıcı,
barışçı, birleştirici yapmaktır. Büyük ****** hayatta iken kendi de bu
ilkeleri uygulamış ve bugünkü Türkiye'yi çağdaş yapan inkılapları
sağlamıştır. Kısa bir ömre sığan bu inkılapları Avrupa ancak 200-300
yılda yapabilmiştir. ******, cağımızın gelmiş geçmiş dahi devlet
adamlarından biridir. Onun büyüklüğü çok yönlü bir kişiliğe sahip
olmasından kaynaklanır. İyi bir kumandan, dahi bir lider, güçlü bir
devlet adamı, iyi bir hatip, milletinin bas öğretmeni, koylusunun bas
çiftçisi ve esir milletlerin kılavuzudur. Türk inkılaplarının kısa
surede başarıya ulaşmasının sırrı buradadır.
Sonuç olarak denilebilir ki , ****** İlke ve İnkılâpları Türkiye’yi
medeniyet ve saadet yolunda ilerletecek temel prensiplerdir. Başka
yollar ve metotlar aramak beyhudedir, zaman kaybıdır. Bu da Türk
Milletine kötülüktür.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://caltilikoyuu.turkforumpro.com
 
ATATÜRK'ÜN İLKELERİ VE CUMHURİYETİMİZE KATKILARI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» TURGUT ÖZALIN HEDEF... BÜYÜK TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ KURACAKTI''''''
» ŞAİR ATATÜRK
» ******'ün Hayatında 19 Sayısının Önemi
» rumeli
» YasEMinİn haYAtI

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Herkese Yönelik :: ATATÜRK , TÜRKLÜK VE VATAN-
Buraya geçin: